< html> Gizli Belge Kalmayacak - Blogcu



Gizli Belge Kalmayacak

Birol Başaran Ergenekon Tertibinde Savunma Yaptı

Kategori: ergenekon

ERGENEKON'DA BUGÜN

2. Ergenekon Davası'nın 22. duruşmasında eski Ulusal Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Birol Başaran savunmasını yapmaya başladı. Başaran, bir panelde yaptığı konuşmanın ardından Ergenekon soruşturmasına dahil edildiğini belirterek, bu konuşmadan 10 gün sonra hakkında telefon dinleme kararı çıkarıldığını söyledi. Başaran, savunmasını Ergenekon Tertibi sırasındaki uygulamalar nedeniyle hayatını kaybeden Türkan Saylan, Uçkun Geray ve Kuddusi Okkır’a ithaf etti.







2. Ergenekon Davası’nın 22. duruşmasında, Ulusal Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Birol Başaran savunmasını yapıyor. Birol Başaran, Kadıköy’de 8 Şubat 2008 tarihinde ADD’nin düzenlediği bir panelde yaptığı konuşma nedeniyle Ergenekon soruşturmasına dahil edildiğini belirterek, bu konuşmadan 10 gün sonra hakkında telefon dinleme kararı çıkarıldığını söyledi.

Hakkında telefon dinleme kararı bulunan süre içerisinde yaklaşık bin telefon görüşmesi yaptığını belirten Başaran, bu görüşmelerin sadece 10 tanesinin suç kanıtı olarak iddianameye konulduğunu ifade etti. Başaran, “Ben bu 10 konuşmanın nasıl suç olarak görüldüğüne de şaşırıyorum” dedi. Birol Başaran, “Eğer bu telefon konuşmaları suçsa iddia ediyorum ki Türkiye’deki 70 milyon kişi Ergenekondan tutuklanabilir” dedi.

Türkiye’de sürekli darbe konuşulduğunu ifade eden Eski USİAD Başkanı Birol Başaran, şunları söyledi:

“Türkiye’de 1980’den sonra darbe olmadı, ama irtica tehlikesi var. Kimse irticayı konuşmuyor. Eğer darbe diye kastedilenler 28 Şubatsa, 27 Nisansa onların başındakiler buraya getirilmelidir. Ben 28 şubatın darbe girişimi olduğunu düşünmüyorum. 27 Nisan darbeyse o bildriyi hazırladığını söyleyen Yaşar Büyükanıt’ın buraya getirilmesi gerekir”

Birol Başaran savunmasını daha önce hakkında Ergenekon soruşturması kapsamında işlem yapılan Prof. Uçkun Geray ve Prof. Türkan Saylan ile cezaevinde tutuklu bulunduğu dönemde hastalanarak hayatını kaybeden Kuddusi Okkır’a ithaf ettiğini söyledi. Başaran, “Eğer onlar da aramızda olsalardı, kendilerini layıkıyla savunur ve aklarlardı” dedi.

05:23 - 16/12/2009 - Yorum {yok} - yorum yaz


Etiketler : Birol Başaran,USİAD,ulusalcı,ergenekon,

Sivas Platformu

Zaman bu platformu beğendi

Sivas Platformu'nun Cumartesi günü yaptığı sempozyumun ders niteliğinde olduğunu yazan Zaman gazetesi, Oral Çalışlar, Ali Bulaç ve İzzettin Doğan'ın bir araya gelmesinin çok önemli olduğunu da iddia etti.

"Ülkemizin çok kritik yol ayrımlarından geçtiği bu günlerde" çok önemli bir toplantı gerçekleştirildiğini duyuran Zaman gazetesi, bu toplantının 70 milyona ders niteliğinde olduğunu iddia etti. Birlikte yaşama kültürünün çok güzel bir örneğinin ortaya konulduğu iddia edilen haberde, "Türkiye'nin duayen profesörleri, siyasetin önde gelen isimleri, STK temsilcileri değerli din adamları Sivas platformunda bir araya gelerek kardeşlik ve dostluk konusunda 70 milyona ders niteliğinde konuşmalar yaptı" denildi.

Cem Vakfı Genel Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan, İstanbul İl Müftüsü Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Türk Ocakları Şube Başkanı Dr. Cezmi Bayram; gazeteciler Avni Özgürel, Oral Çalışlar, AliBulaç ve Prof. Dr. Toktamış Ateş gibi isimlerin katıldığı sempozyumda bu isimlerin bir araya gelmesi Zaman gazetesini çok sevindirirken, gazete bunu "Türkiye'ye örnek model" olarak sundu.

Pek çok okur için bir araya gelmeleri hiç de şaşırtıcı olmayan bu isimlerin, yan yana gelebilmelerinin çok önemli bir gelişme olduğu iddia edilen habere "Uzlaşma, hoşgörü ve barış içinde yaşama kültürünün yol ve yöntemlerine çok gerek duyduğumuz günlerden geçiyoruz. Türkiye'nin anlayış ve barış içinde yaşama kültürü konusunda prototipi sayılabilecek Sivas şehrinden iş adamları ve bürokratların öncülüğünde çalışmalarını sürdüren Sivas Platformu, üzerine düşeni yaparak gerçekleştirdiği sempozyumla Türkiye'ye ihtiyacı olan fikir ve anlayış dersini verdi. Katılımcı ve konuşmacıların birbirinden çok farklı görüş ve kültürlerden olması sempozyumun başarısını daha yapıldığı sırada kanıtlar nitelikteydi" denildi.

"Açılıma destek çıkar mı?"
Sivas Platformu Başkanı ve Sancaktepe'nin AKP'li Belediye Başkanı İsmail Erdem, bugünlerde demokratik açılım projesiyle ülkenin yine eski huzurlu günlerine dönebilmenin, kardeş kavgasında bir sona varmanın yollarının arandığını söyledi.

Sempozyumda yapılan konuşmalardan basına yansıyan bazı ayrıntılar ise toplantının o kadar da başarılı olmadığını gösterdi. İstanbul Müftüsü Mustafa Çağrıcı, birlikte yaşama kültürünün temelinde dinin bulunduğunu iddia ederek, dinin milli kültürün, medeniyetin oluşmasında çok etkili olduğunu söyledi.

Çağrıcı'dan sonra söz alan Cem Vakfı Genel Başkanı İzzettin Doğan da Aleviliğin İslam anlayışı olmadan Anadolu'da var olan hoşgörü iklimini yaratmanın mümkün olmadığını söyledi. Doğan, "İstanbul Müftüsü Mustafa Çağrıcı kaç tane cemevini ziyaret etmiştir? Bir tanesini dahi ziyaret ettiğini zannetmiyorum" dedi.
(soL - Haber Merkezi)

00:43 - 15/12/2009 - Yorum {yok} - yorum yaz


Etiketler : Sivas Platformu,kürt açılımı,Zaman gazetesi,Oral Çalışlar,

TRT Reşadiye Saldırısının Sorumlusunu Buldu Dursun Çiçek'e E

Kategori: ergenekon

TRT REŞADİYE SALDIRISININ SORUMLUSUNU BULDU; ALBAY DURSUN ÇİÇEK

Tokat’ın Reşadiye ilçesinde 7 Aralik 2009 tarihinde yapılan saldırı ile ilgili çok fazla komplo teorisi yapıldı.

AKP ve DTP saldırının açılımı baltalamaya yönelik bir provokasyon olduğunu iddia ettiler.

Ardından PKK’nın saldırıyı üstlenmesi bu konuda spekülasyonları yine de bitirmedi.

PKK’nın saldırıyı üstlenmesine rağmen basta cemaat olmak üzere bazı kesimler saldırının provokasyon olduğu konunda ısrar ediyorlar.

TRT ise her zaman olduğu gibi cemaatin bu savını destekliyor.
TRT’ye göre saldırının zamanlaması ve yeri “ilginç”.

10 Aralık Perşembe günü TRT-1 ana haber bülteninde yayınlanan haber bu ilginçliği garip bir şekilde ortaya koyuyor. TRT, saldırıdan Ergenekon ile ilgili askerleri sorumlu tutuyor.
Haberde Devlet Televizyonunda PKK’nın üstlendiği Reşadiye saldırısını askerlerin yaptığına dair çeşitli imalar kullanıldı. Üstelik bu ima “Bu arada Ergenekon sanığı Albay Dursun Çiçek'in de Reşadiyeli olması dikkat çekici ayrı bir husus” ifadesindeki gibi garip yollarla kuruldu.
Ancak bu ilginç haberde başka bir ilginçlik daha var. Bu haber aynı gün Zaman gazetesinde yayınlanan haber ile neredeyse aynı kalemden çıktı.

İşte TRT’nin yayınladığı haberin metni:
Yedi askerimizin şehit edildiği Reşadiye ile ilginç bilgiler ortaya çıkıyor.
İlçenin adı Ergenekon soruşturmasında da geçiyor.
İddianamede yer alan bilgiler bakılırsa Reşadiye Ergenekon'un suikast timinin buluşma yeri...
Tokat Reşadiye'de hain bir pusu kuruldu, yedi askerimiz şehit edildi.
Terör örgütüne yakınlığı ile bilinen Fırat Haber Ajansı hain saldırıyı örgütün üstlendiğini duyurdu.
Ajans saldırıyı yapan sözde birimin kendi insiyatifiyle hareket ettiğini açıkladı.
Pusunun perde arkası ise soruşturulmaya devam ediyor.
Tam bu noktada 7 Mehmetçiğimizin şehit olduğu Tokat'ın Reşadiye ilçesi karmaşık ilişkiler ağının orta noktasında yer almasıyla dikkat çekiyor.
Uzun yıllardır hiçbir terörist eylemin olmadığı yerde meydana gelen bu kanlı saldırı akıllarda şüphe uyandırıyor...
Terör saldırısına hedef olan Tokat'ın Reşadiye ilçesinin adı, Ergenekon soruşturması belgelerinde ilginç bağlantı ve buluşmalarda geçiyor.
Tokat'ın Reşadiye ilçesi, eski Özel Harekat Dairesi Başkan vekili İbrahim Şahin'in memleketi. Şahin'in suikast eylemleri için kurduğu öne sürülen timin liderliğine uygun gördüğü Üsteğmen Taylan Özgür Kırmızı'nın da Reşadiye'de görev yaptığı biliniyor.
Halen Ergenkon davasından tutuklu bulunan Üsteğmen Kırmızı'nın evinde yapılan aramalarda Alevi - Bektaşi Federasyonu Başkanı Ali Balkız'la Sivas Ermeni Cemaati önderi Minas Durmaz Güler'e yönelik suikast planları bulunmuştu.
Kırmızı'nın, tutuklu sanıklardan emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin'le de bağlantılı olduğu belirtiliyor. Ergenekon savcısı Zekeriya Öz'ün, Üsteğmen Kırmızı'ya telefon kaydında ismi çıkan Tekin'i sorduğu öne sürülüyor.

"TEKİN'LE 26 KEZ NE KONUŞTUN?"

Ergenekon Savcısı'nın sorduğu "26 kez Muzaffer Tekin'le ne konuşun sorusuna, Kırmızı'nın 'sadece bayram tebriği' cevabını verdiği biliniyor. Taylan Özgür Kırmızı ile birlikte sorgulanan Jandarma Teğmen Muhammet Sarıkaya ise ifadesinde, Danıştay saldırısından kısa süre sonra Muzaffer Tekin'in Jandarma Üsteğmen Kırmızı ile birlikte evine misafir olduğunu, ardından Tekin'in evinde buluştuklarını anlattığı biliniyor.
Bu arada Ergenekon sanığı Albay Dursun Çiçek'in de Reşadiyeli olması dikkat çekici ayrı bir husus.
Ve zamanlama. Hain saldırısının zamanlaması da yeri kadar ilginç. Eylem İçişleri bakanı Beşir Atalay'ın medyada açıklama yaptığı dakikalarla neredeyse eş zamanlı...
Bakan demokratik açılımın bitmediğini, devam edeceğini söylediği anlarda, açılım en büyük darbesini yiyor.
Bundan da önemlisi saldırının Başbakan Erdoğan'ın ABD Başkanı'yla Kuzey Irak'ta konuşlu terör unsurlarının tasfiyesini konuşacağı günde gerçekleşmesi.
Bütün bunlar karanlık eller düğmeye basma yeri ve zamanının hiç de raslantısal olmadığını gösteriyor.

(Haber Salih Memecan'ın Sabah'taki “karanlık eller” karikatürüyle sonlandı)

Peki bu habere yayınlanmadan önce son şeklini veren kişi kim?
Genel Müdür İbrahim Şahin'in Samanyolu Tv'den transfer ederek Haber Dairesi Başkan Yardımcılığı görevine getirdiği Ahmet Böken.
Yazanlara bakınca bu benzerlik şaşırtıcı olmasa gerek.


Odatv.com

İşte Zaman’ın aynı gün yaptığı haber:




“Terör saldırısına hedef olan Tokat'ın Reşadiye ilçesinin adı, Ergenekon soruşturması belgelerinde ilginç bağlantı ve buluşmalarda geçiyor
İlçe, Ergenekon davası tutuklu sanığı eski Özel Harekât Dairesi Başkan Vekili İbrahim Şahin'in memleketi. Tutuklu sanıklardan Jandarma Üsteğmen Taylan Özgür Kırmızı da söz konusu ilçede görev yapmış. Evinde yapılan aramalarda Alevi ve Bektaşi Federasyonu Başkanı Ali Balkız'la Sivas Ermeni Cemaati önderi Minas Durmaz Güler'e yönelik suikast planları çıkan İbrahim Şahin'in, bu eylemlere yönelik örgütlediği 'S-1 timi'nin liderliği için düşündüğü ismin Tokat Reşadiye Komando Birliği Komutanı Taylan Özgür Kırmızı olduğu belirlenmişti.
Kırmızı'nın, tutuklu sanıklardan emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin'le bağlantıları da gündeme gelmişti. Ergenekon savcısı Zekeriya Öz, Kırmızı'ya telefon kaydında ismi çıkan Tekin'i de sormuştu. Kırmızı, Tokat'ın Reşadiye ilçesinde yapılan bir festivalde protokolde yer aldığını, kendisiyle birlikte protokolde "bizim komutan" dedikleri Muzaffer Tekin'in de bulunduğunu ve telefon numarasını orada kaydettiğini ileri sürmüştü. Ancak Tekin'le gerçekleştirdiği tespit edilen 26 görüşmeyle ilgili sadece bayram tebriki için aramış olabileceği savunmasını yapmıştı. Kırmızı, Tekin'in katıldığı Reşadiye festivalinde İbrahim Şahin'in de bulunmuş olabileceğini kaydetmişti.
Muzaffer Tekin'in, Veli Küçük'ün yanı sıra Ergenekon örgütünün planladığı kanlı eylemleri organize eden isimlerden biri olduğu ileri sürülüyor. Tekin, 2006 yılında Danıştay saldırganı Alparslan Arslan'la ilişkileri ortaya çıkınca tutuklandı. Bu yüzden planlanan eylemlere İbrahim Şahin'in liderlik edeceği öne sürülmüştü. Taylan Özgür Kırmızı ile birlikte sorgulanan Jandarma Teğmen Muhammet Sarıkaya, ifadesinde Danıştay saldırısından kısa süre sonra Muzaffer Tekin'in Jandarma Üsteğmen Kırmızı ile birlikte evine misafir olduğunu, ardından Tekin'in evinde buluştuklarını aktarmıştı.”

Odatv.com

00:18 - 15/12/2009 - Yorum {yok} - yorum yaz


Etiketler : TRT,İbrahim Şahin,Dursun Çiçek,Ergenekon

"Gerekirse hukuku dolanacağız" diyen Yusuf Ziya Özcan derhal ist

Kategori: akp ihaneti


AKP'nin memuru YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan'ın bugün gazetelere yansıyan açıklamaları başta Yüksek Öğrenim camiası olmak üzere Türkiye için utanç vericidir. Türkiye'de hiç kimsenin hele de görevi yasalarla belirlenmiş bir kamu görevlisinin "gerekirse hukuku dolanacağız" demesi kabul edilemez. Yüksek Öğretim Kurulu'nun görev ve yetkileri yasalarla belirlenmiştir. Yusuf Ziya Özcan, "kanun ve yönetmelik hükümleri ile YÖK'e bağlı kurulların kararlarını uygulamakla" yükümlüdür. Yusuf Ziya Özcan'ın gerekirse dolanacağını söylediği Danıştay'ın iptal kararının gerekçesinde YÖK'ün katsayı kararının "eğitim sisteminin örgütleniş biçimindeki bütünlüğü bozacak nitelik taşıdığı ve uygulamada karşılaşılan sorunların giderilmesi amacının dışına çıkıldığının görüldüğü ve eğitim sisteminin, hukuka uygun oldukları istikrar kazanmış yargı kararları ile de ortaya konulmuş olan amaç ve ilkelerine, hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı" vurgulanmıştır. "Dava konusu kararın uygulanması halinde telafisi güç ve imkânsız zararlar oluşacağının açık olduğu" belirtilmiştir. Yusuf Ziya Özcan bu açıklamasıyla hukuku çiğneyeceğini basın aracılığı ile itiraf etmiştir. Yusuf Ziya Özcan bu cesareti memuru olduğu AKP iktidarının hukuku ayaklar altına alan uygulamalarından, yargıyı hedef alan açıklamalarından almaktadır. Açık açık hukuku çiğneyeceğini itiraf eden birisinin Yüksek Öğrenim Kurulu'nun başında bulunması kabul edilemez.

Fırsat Eşitliği Yalanı ve İmam Hatip Liseleri

Meslek liselerine ilişkin yürütülen tartışmanın temelinde imam ve hatip yetiştirme amacının dışına çıkmış olan İmam Hatip Liseleri vardır. İmam Hatip Liseleri uygulanan müfredat bakımından da mezun olduktan sonra iş bulma olanakları bakımından da diğer meslek liselerinden farklıdır. Bir meslek lisesinden çok mevcut eğitim sistemine alternatif bir kuruma dönüştürülmüştür. Bu durum Özcan'ın "Kimse çocuğunu bu okullara imam hatip olsun diye yollamıyor. Amaç dini bilgileri öğrenmesi, hayata hazır başlaması..." ifadeleriyle da bir kez daha gözler önüne serilmiştir. Meslek liselerinin arkasına sığınarak söylenen "Adaletsizliği ortadan kaldırıyoruz." yalanı bir kez daha ortaya çıkmıştır.

Sorunun Çözümü

Sorunun çözümü için İmam hatip Liselerinin sayısı ülkemizin imam ve hatip ihtiyacına göre yeniden düzenlenmelidir. İhtiyaç fazlası olan İmam Hatip Liseleri, genel liselere dönüştürülmelidir. Eğitimin amacı bilimi rehber edinmiş, ulusal değerlere bağlı, cumhuriyet yurttaşları yetiştirmektir. Bu amaç dışındaki uygulamalar kabul edilemez. Liselerde çeşitliliğin amacı herkesin yeteneğine göre bir gelecek seçmesi ve ülkemizin ihtiyaçlarına cevap vermektir. Meslek liselerinin varlık sebebi budur. Bu konuda yapılacak düzenleme, öğrenciye lise ve alan değiştirme özgürlüğünün sağlanması ve meslek lisesi mezunlarına alanlarıyla ilgili fakültelere girişte eşit haklar tanınmasıdır. Öğrencinin geleceğini üç saatlik sınavlara bağlayan, dershanelere mahkûm eden eğitim sisteminin değiştirilmesi gerekmektedir. Üniversiteleri piyasanın ve tarikatların denetimine sokmakla görevli Yusuf Ziya Özcan, üniversitelerimizin, Türkiye'de bilimin geleceği için derhal istifa etmelidir.

Osman YILMAZ
TGB Genel Başkanı

21:45 - 13/12/2009 - Yorum {yok} - yorum yaz


Etiketler : Yusuf Ziya Özcan,YÖK,imam hatip,katsayı,

Nobel Ödülünün Obama'ya Verilmesinin Sırrı

NOBEL'IN SIRRI ÇÖZÜLDÜ

Dünya Afganistan'a 30 bin ek asker gönderen Obama'nın Nobel Barış ödülünü nasıl aldığını tartışırken, işin iç yüzü ortaya çıktı. Beyaz Saray sekreteri Mary Miller 'in Obama ile çalışmadan önce görev aldığı şirketin Nobel'in gelirlerini yönettiği belirtildi. Aynı şirketin Nobel Vakfı'nın gelirlerini, Irak işgalinde kullanılan helikopterleri üreten Honeywell hisselerine yatırdığı da kaydedildi. Akşam Gazetesi'nden Çiğdem Toker köşesine taşıdığı haberde Rowe Price adlı şirketin gelirlerini aktardığı firmalardan birinin de Patriot füzesi üreticisi Lockheed Martin olduğuna dikkat çekti.

Afganistan'a 30 bin ek gönderme kararı alan ve bu ülkede devam ettirdiği işgal politikasıyla yüzlerce sivilin ölümüne sebep olan Obama'nın Nobel ödülünü alması tartışmaları da bereberinde getirdi. Bu tartışmalardan biri de, Obama'ya verilen Barış Ödülü'nün mimarının, Beyaz Saray sekreteri Mary Miller'in olduğu iddiası.

Akşam Gazetesi'nden Çiğdem Toker'in köşesine taşıdığı haberde Miller'in Obama ile çalışmadan önce Finansal Komite üyesi olarak görev aldığı Rowe Price şirketinin Nobel'in gelirlerini yönettiği belirtildi. Daha da ilgnç olan ise, Şirketin Nobel Vakfı'nın gelirlerini, değerlendirsin diye Nobel'in sponsoru olan ve Irak işgalinde kullanılan helikopterleri üreten Honeywell hisselerine yatırmış olması.

Toker Nobel gelirlerinin iki silah şirketi hisselerine yatırılmasının, üç yıl önce dünya basınında skandal olarak nitelendırıldiği hatırlatılarak Obama'nın Nobel ödülünü almış olmasının ikinci bir skandal olduğuna işaret ediyor. Toker Rowe Price şirketinin gelirlerini aktardığı şirketlerden birinin de Patriot füzesi üreticisi Lockheed Martin olduğuna dikkat çekiyor.

"Şimdi bellek tazeleyelim; çünkü skandal bizi de ilgilendiriyor. T. Rowe Price'ın, Nobel gelirlerini nemalandırdığı silah şirketleri yabancı değil. Biri, Türkiye'nin gündemine oturan Patriot füzesi üreticisi Lockheed Martin.Öteki, Irak işgalinde kullanılan saldırı helikopterleri ile misket bombası üreten Honeywell...
Obama'nın, vicdanının sesini dinleyerek ettiği 'hak etmeme' itirafı, şimdi aydınlanmış olsa gerek."

Ulusal Kanal 

21:31 - 13/12/2009 - Yorum {yok} - yorum yaz


Etiketler : Nobel Barış Ödülü,Nobel,Obama,Barack Obama,

Amerika'da Bolivarcı Hareket

Kategori: emek-dunyasi

AMERİKA'DA BOLİVARCI HAREKET

Havana'da 11-14 Aralık tarihleri arasında düzenlenen ALBA Zirvesi'nde, Amerika Birleşik Devletleri'ne karşı siyasi bir kıta hareketi oluşturulması tartışılıyor. Zirvenin açılışında ALBA'nın Amerika kıtasının karşı karşıya olduğu sorunlar için ortak bir çözüm üretmesi önerisi yapıldı. Geçen hafta Venezuela'da biraraya elen 26 Latin Amerika ülkesinden temsilciler de, Bolivarcı Kıta Hareketi oluşturmaya karar verdiklerini açıkladı.

Latin Amerika ülkeleri ABD emperyalizmi karşısında bölgede Bolivarcı Kıta Hareketi oluşturma konusunda harekete geçti.

ALBA olarak adlandırılan Amerika Halkları için Bolivarcı Birlik, kuruluşunun beşinci yılında ekonomik birlik olmanın yanısıra siyasal alanda da bölgesel güç olmak için düğmeye bastı.

Havana'da 11 Aralıkta başlayan Sekizinci ALBA Zirvesine katılan Latin Amerika ülkelerinin devlet başkanları ve dışişleri bakanları ABD emperyalizminin bölgede artan askeri tehdidine karşı siyasi bir kıta hareketi oluşturulması için girişimlerini hızlandırdı. Zirvenin açılışında yapılan açıklamada ALBA'nın Amerika kıtasının karşı karşıya olduğu sorunlar için ortak bir çözüm üretmesi önerisinde bulunuldu.

Venezuela, Küba, Bolivya, Nikaragua, Dominik Cumhuriyeti, Honduras, Ekvador, Saint Vincent, Grenada ile Antigua ve Barbados'un üye ülke statüsünde yer aldığı ALBA, üye ülkeler arasındaki sosyal ve ekonomik bütünlüğün sağlanması amacıyla 2004 yılında kuruldu. Birliğin faaliyete geçmesiyle üye ülkeler arasında kamu sağlığı, eğitim, kültür, enerji, tarım, ticaret, gıda, iletişim, madencilik ve finans gibi alanlarda çok sayıda ortak proje gerçekleştirildi. ALBA'ya üye ülkeler arasında ekonomik alandaki işbirliğinin bölgesel ortak para birimi Sucre'nin 2010 yılında kullanıma başlanmasıyla daha da kuvvetlenmesi bekleniyor.

ALBA Ekonomik entegrasyondaki başarısını siyasi alana da taşıyarak ABD karşısında kıtada güçlü bir alternatif olmak istiyor. Bu amaç için önemli adımlardan biri geçtimiz hafta Venezuela'da atıldı. Caracas'ta biraraya gelen 26 Latin Amerika ülkesinden temsilciler Güney Amerikalı bağımsızlık lideri Simon Bolivar'a atfen Bolivarcı Kıta Hareketi oluşturmaya karar verdiklerini açıkladı.

Ulusal Kanal 

21:17 - 13/12/2009 - Yorum {yok} - yorum yaz


Etiketler : Amerika,ALBA,Venezuela,Bolivarcı Kıta Hareketi

Darbecilerin En Gözde Dergisi "AYDINLIK"

Kategori: ergenekon

DARBECİLERİN EN GÖZDE DERGİSİ "AYDINLIK"

Aydınlık Dergisi, 88 yıllık yayın ve mücadele tarihinde Türkiye'nin bağımsızlığı için mücadele etti. Emekçi halkın isteklerinin ve çözümlerinin sesi oldu. Hal böyle olunca, Türkiye'ye yönelik emperyalist saldırıların arttığı dönemlerde hedef tahtasına oturtuldu. İşte Aydınlık dergisinin 88 yılı ve Türkiye'nin bağımsızlığı için verdiği mücadele tarihi...

Aydınlık Dergisi, 88 yıllık yayın ve mücadele tarihinde hep Türkiye'nin bağımsızlığını savunanların, emekçi halkın sesi oldu.

1921'de Şefik Hüsnü Değmer tarafından çıkartılarak yayın hayatına başlayan Aydınlık, Türkiye emekçilerinin istemlerini anlattı.

1960'ların sonları... Türkiye'ye yönelik Amerikan tehtidinin somut olarak ortaya çıktığı ve tüm halkın bağımsızlık mücadelesinin yükseldiği yıllar... Proleter Devrimci Aydınlık, Ocak 1970'te çıktı. Temmuz 1969 tarihinde de haftalık İşçi Köylü gazetesi yayımlanmaya başlandı. Aydınlık, gençlerin "tam bağımsız ve gerçekten demokratik Türkiye" için verdiği mücadeleyi halka ulaştırdı. 12 Mart 1971 Amerikancı darbesinden sonra Aydınlık üzerindeki baskılar arttı. Sıkıyönetim, 11 ilde Aydınlık'ın bürolarına ve çalışanların evlerine baskınlar yaptı. 50 kişi tutuklandı. Aydınlık'ın basım ve dağıtımı yasaklandı.

Türkiye İşçi Köylü Partisi büyük bir seferberlikle günlük Aydınlık'ı 20 Mart 1978 günü çıkardı. Aydınlık, 12 Eylül cuntası tarafından yayını durduruluncaya kadar iki buçuk yıl bir çok olayda gündemi belirleyen bir yayın organı oldu. Aydınlık, emekçilerin istemlerini anlattı ve kontrgerillayı ifşa etti. ABD ve Sovyetler Birliği'nin müdahalelerine karşı "tam bağımsız Türkiye"yi savundu. Günlük Aydınlık gazetesini yine darbeciler kapattı. 12 Eylül cuntacılarının kapattığı
Aydınlık 2 ay sonra Ufuklar dergisi ismiyle yayınına devam etti ve 12 Eylül rejimine karşı çıkan tek yayın organı oldu. 6 Nisan 1981'de 16. sayısından sonra yayını durduruldu.

Ufuklar'ın ardından Saçak dergisi, Şubat 1984'te Yeni Olgu, Ocak 1986'da Gökyüzü çıkarıldı. Yeni Olgu 12 Eylül'den sonra çıkan ilk gençlik dergisiydi. 1 yıl sonra sıkıyönetim tarafından kapatıldı.

2000'e Doğru 4 Ocak 1987'de yayınlanmaya başladı. "Haberde sınır ötesi" sloganını kendisine ilke edinen 2000'e Doğru, 12 Eylül rejiminin getirdiği kurumlara, MİT ve Kontrgerillanın emekçileri ve halkı hedef alan faaliyetlerine, Evren ve Özalların başını çektiği emperyalizmle bütünleşme oluşumuna, Kürt halkı üzerindeki baskı ve zulme karşı halkı aydınlatma mücadelesi verdi.

2000'e Doğru dergisi devletin zirvesi tarafından hakkında kararname çıkartılan ilk dergi olma unvanını elinde bulunduruyor. 1990 Nisan'ında ünlü "SS" kararnamesi çıkarıldı. 2000'e Doğru matbaasız kalınca Cumhurbaşkanı Turgut Özal "Kararname'nin amacına ulaştığını" beyan etti. 27 Haziran 1990'da 2000'e Doğru'nun yayını, "SS" kararnamesine dayanılarak süresiz durduruldu. 32 sayısı toplatılan 2000'e Doğru dergisinde dört sorumlu müdür görev yaptı. Bunlar hakkında 200'e yakın dava açıldı.

İkinci defa 1 Mayıs 1993'te yayınlanmaya başlayan günlük Aydınlık, bu kez Çiller iktidarının ve Çiller Özel Örgütü'nün korkulu rüyası oldu... Günlük Aydınlık gazetesi 22 Nisan 1994 tarihinde yayınına son verdi.

30 Nisan 1994'te tekrar yayına başlayan Haftalık Aydınlık dergisi Beşiktaş Terör Örgütü'nü ve Ergenekon tertibini bütün çıplaklığıyla açığa çıkardı! Tertipçiler, çareyi Aydınlık'ı kapatmakta buldular.

Ulusal Kanal

03:43 - 13/12/2009 - Yorum {yok} - yorum yaz


Etiketler : Aydınlık,darbe,darbeci,12 Eylül,

Genç Siviller'i Bir Tek Vakit Savundu

Kategori: ergenekon

O ÇELENGİ BİR TEK VAKİT SAVUNDU

Genç Siviller’in, İstanbul Küçükçekmece’de bir İETT otobüsüne düzenlenen molotof kokteyli saldırısında hayatını kaybeden Serap Eser’in cenazesine “Ceylan” yazılı pankartla katılması büyük tepki aldı. Birçok aydın tarafından sert şekilde eleştirilen Genç Siviller’i, Vakit gazetesi savundu. ATV ve Habertürk gazetesinin Genç Siviller’e karşı operasyon başlattığını savunan gazete, haberi “Operasyonu tetikleyen eylem ve yapılan çarpıtmanın zamanlaması çok dikkat çekici” şeklinde verdi.

İşta Vakit'in internet sitesindeki Genç Siviller haberi:

“Son dönemde ses getiren demokratik eylemlere imza atan ve her türlü antidemokratik uygulamaya karşı dik duran; zeka dolu sloganları ve pankartlarıyla dikkatleri üzerlerine çeken Genç Sivillere karşı operasyon başlatıldı.

Başta ATV ve Habertürk Gazetesi, Genç Siviller aleyhine haber bombardımanına başladılar.

Operasyon, Genç Sivillerin Baro'nun Taksim'deki Ergenekoncu eylemine karşı, “Darbeci Baro Taksime Hoş geldin” pankartıyla, Baro'nun eyleminin etkisini sıfıra indirmesiyle başladı.

Önceleri Genç Sivillerle ilgili haberleri görmeyen sözkonusu medya organları, buna rağmen Genç Sivillerin etkisi koca Baro'yu bile sarsacak hale gelince, itibarsızlaştırma eylemine başladılar.

Son olarak dün gece ATV'de inanılmaz yayınlar yapıldı. Genç Siviller provokatörlükle suçlandı. Benzer yayını bugün de Habertürk devam ettirdi.

Sebep ise Genç Sivillerin, İstanbul'da evine giderken otobüste Molotof kokteyliyle diri diri yakılan masum Serap'ın cenazesine gönderdiği çelenkti.

Genç Siviller tıpkı Serap gibi tamamen masum olan koyun otlatırken bombayla paramparça olan Ceylan adına göndermişlerdi çelengi.

Hem Ceylan hem Serap, savaştan, açılımdan, kapanımdan, terörden bağımsız masum iki kız çocuğuydu. İkisi de ait olmadıkları bir savaşta ilgisiz biçimde can verdiler.

Bu naif çelenk, “Darbeci Baro” sloganı nedeniyle Taksim'deki Ergenekoncu eylemi sıfıra indiren Genç Sivillerden intikam almak için akıl almaz bir saptırmayla kullanıldı.

Genç Siviller provokatörlükle suçlandı. Oysa Genç Sivillerin her türlü provokasyona karşı dik duruşu dillere destan durumda.

Ergenekon sanığı Mustafa Balbay'ın “Genç Subaylar Rahatsız” manşetine çanak tutan Erdoğan Aktaş ve Fatih Altaylı bu manşetin altında aramadıkları provokasyonu, Genç Sivillerin altında bulmaya çalışıyor.

Genç Siviller ise yine hukuk içinde haklarını arayacak.”

Odatv.com

03:33 - 13/12/2009 - Yorum {yok} - yorum yaz


Etiketler : genç siviller,vakit gazetesi,

Aydınlık Dergisi'nin Yeni Sayısı Bayilerde

Kategori: Belirtilmemiş

AYDINLIK'IN YENİ SAYISI BAYİLERDE

Hakkında verilen 1 aylık yayın durdurma cezası Aydınlık'ın halka ulaşmasını engelleyemedi. İşçi Partisi İstanbul İl Örgütü üyeleri, İstiklal Caddesi'nde Aydınlık Türkiye satışı yaptı. Satış sırasında halkın Aydınlık Türkiye dergisine büyük ilgi gösterdiği gözlendi.

Aydınlık Dergisi'ne verilen 1 aylık yayın durdurma cezası İşçi Partisi üyeleri tarafından protesto edildi.

İşçi Partisi İstanbul İl Örgütü üyeleri, İstiklal Caddesi'nde, Aydınlık Türkiye'nin yeni sayısını yurttaşlarla buluşturdu.

İşİşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Erkan Önsel yaptığı basın açıklamasnda, "Aydınlık, Tayyip Erdoğan'ın telefon konuşmalarında açıkça suç olan konuşmalarını yayınladı. Onun gizli kasası Remzi Gür'ü açıkladı. Beşiktaş Terör Örgütü'nü ifşa etti. Gladyo'nun Ergenekon Tertibi'ni açığa çıkardı. İşte Aydınlık'ın suçları bunlardır" dedi.

Aydınlık Türkiye Dergisi bu hafta, Danıştay Katili Osman Yıldırım'a Ergenekon Davası hakimlerinin "Bey" hitabını kapaktan duyurdu.

Ulusal Kanal 

03:27 - 13/12/2009 - Yorum {yok} - yorum yaz


Etiketler : Aydınlık,Aydınlık Türkiye,İşçi Partisi,

Ergenekon Bir Haftada Neler Yaptı?

Kategori: ergenekon

ERGENEKON BİR HAFTADA NELER YAPTI?




Ailesinin bayramda “iyileşiyor” dediği Serap Eser’in fişini çekip öldürdü. Emine Ayna bunu “deşifre edince” ona kızdı, gidip Diyarbakır’daki gösterilerde Aydın Erdem’i öldürdü. Bir kolu Erzincan MİT’i olarak savcıyla birlikte cemaat araştırması yaparken yakalandı. Diğer kolu Washington’da monşer kılığında Davutoğlu’nun oval ofise girmesini engelledi. Obama-Erdoğan görüşmesini zamanlayarak Tokat’ta 7 askeri şehit etti. Üç gün bekleyip PKK adına olayı üstlendi. Başbakan bu “taktiği” yemeyince Bursa’ya geçti maden ocağında grizu patlatıp 19 işçiyi öldürdü… (Bu kargaşalıkta izini süremediğim başka Ergenekon komploları varsa onları da siz ekleyin lütfen.)

Mahkeme boşanmayı onadı
AKP-DTP açılım nikahında ilk kavga Habur rezaletinde çıkmış, daha sonra eşlerden biri yeni odasının darlığını bahane edip boşanma istemişti. Demek öteki eş de bu talebi kabul etmiş ve kararını da mahkemenin bazı üyelerine (belki de Ottoman Palace’da) iletmiş. Çünkü baksanıza geçen sefer AKP’nin kapatılmasına karşı olan o üyeler bu kez kapatma yönünde oy verdiler.

Açılıma selam
Mahkemenin hukukçu olmayan Başkanı her kararı açıklarken sanki birilerine hesap verir gibi ille de siyasi bir konuşma yapıyor. Bu kez de “dışarıda sürmekte olan demokratikleşme süreciyle ilgili herhangi bir öngörümüz, değerlendirmemiz, tasarrufumuz asla olmamıştır” dedi. Kürt açılımına “demokratikleşme süreci” demesinden kime mesaj gittiği anlaşılmıyor mu?

Van minüts
Başbakan ABD’de kendisine Türkiye’deki basın özgürlüğünü soran yabancı gazetecilere “Basın Türkiye’de ABD’den çok daha özgürdür” demiş. Orada birbirleriyle yağcılık yarışına giren Ana uçağı gazetecilerinden hiçbiri birkaç gün önce Türkiye’de Aydınlık dergisinin kapatıldığını bilmiyor muymuş acaba?

Ticari mantığa sığmıyor
Milliyet ve Vatan’ın cemaat sermayesine devredilmesi gün meselesi. Tabii eski okuyucuları onları bırakacak. Dinciler desen zaten kendi yayınlarından başkasını okumaz. O zaman bu gazeteleri satın alan “müteşebbisin” iflas riskini kim garanti ediyor dersiniz?

Kasımpaşa’nın yeri ayrı
Ergenekon’un geçen hafta yaptıklarını sayarken bir marifetini özellikle sona sakladım: Kasımpaşa Futbol Şube Sorumlusu, Sivasspor ile 2-2 berabere kaldıkları maçın hakemini eleştirmiş ve ''Penaltı kararıyla, futbolun içindeki Ergenekon'a puan kaybettik'' demiş. Bu ahtapot gibi örgüt futbola el atmasa zaten şaşardık değil mi?

Çelebi Efendi
Odatv.com

03:20 - 13/12/2009 - Yorum {yok} - yorum yaz


Etiketler : Ergenekon,MİT,akp,DTP,

Sonraki Sayfa
Hakkımda
Düşünen beyinlere haberin adresi
Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Rss
Kategoriler

Son Yazılar
- Birol Başaran Ergenekon Tertibinde Savunma Yaptı
- Sivas Platformu
- TRT Reşadiye Saldırısının Sorumlusunu Buldu Dursun Çiçek'e E
- "Gerekirse hukuku dolanacağız" diyen Yusuf Ziya Özcan derhal ist
- Nobel Ödülünün Obama'ya Verilmesinin Sırrı
- Amerika'da Bolivarcı Hareket
- Darbecilerin En Gözde Dergisi "AYDINLIK"
- Genç Siviller'i Bir Tek Vakit Savundu
- Aydınlık Dergisi'nin Yeni Sayısı Bayilerde
- Ergenekon Bir Haftada Neler Yaptı?
- Ergenekon Tertibi Açığa Çıktı
- Aydınlık Dergisi'ne Siyasilerden Destek
- Bülent Arınç Nerede Yaşıyor?
- İşçinin katili piyasa ve AKP
- "Üç çocuk yapın, camiden çıkmayın"
- Zaman Gazetesi Diyarbakır'da Bir Gencin Öldürüleceğini Nasıl
- RED Dergisinin Taraf Gazetesine Kapağı "Her Taraf Bok Kokuyor"
- AKAM'ın Açılım Anketi
- Ufuk Uras, Hüseyin Ergün ve Ali Balkız'ın kurmaya çalıştığı
- Nakliyat-İş Yöneticileri Gözaltında
- Ümit Sayın
- Amerika Türkiye'den Asker Talep Etti
- İlhan Cihaner İsmailağa Cemaatine Dokundu 26 Yıl Hapsi İstendi
- Fethullah Gülen Cemaati CİA İlişkisi
- Engin Ardıç, Emre Aköz, Mümtazer Türköne, Serdar Turgut, Ayşe Ar

Aydınlık-Remzi Gür Tayyip'in Gizli Kasası Etiket Bulutu
Birol Başaran USİAD ulusalcı ergenekon Sivas Platformu kürt açılımı Zaman gazetesi Oral Çalışlar TRT İbrahim Şahin Dursun Çiçek Ergenekon Yusuf Ziya Özcan YÖK imam hatip katsayı Nobel Barış Ödülü Nobel Obama Barack Obama Amerika ALBA Venezuela Bolivarcı Kıta Hareketi Aydınlık darbe darbeci 12 Eylül genç siviller vakit gazetesi Aydınlık Türkiye İşçi Partisi MİT akp DTP
Arkadaşlarım
Blogcu Yardım
ergenekon